Yaşamaya Çalışıyorum

Resim
  Son yazıyı yazalı epey bir zaman olmuş. İşten güçten kafamı kaldıramadım bir türlü. Yaz sezonu olduğu için ve hiç bir iş yerinde de eleman tam olmadığı için, bir birimizi idare etmek zorunda kaldık. Nefret ediyorum insanların emeğini sömüren, bu tip iş yerlerinden veya dinazorlaşmış kurumlardan. Ne demek eleman eksik, ne demek bir birimizi idare edelim. Ben buraya senin işlerin yürüsün, seni idare edeyim diye mi geliyorum. Bu nasıl bir yüzsüzlük, nasıl bir pişkinlik, nasıl bir utanmazlık. Geçimimi sağlamak için, isteyerek gelmediğim dünyada, sırf hayatımı devam ettirebilmek için geliyorum o iş yerine. Hoş senin verdiğin 3 kuruşla devam da etmiyor ya o hayat, işte birde seni idare edeyim. Aman sen çok kazan, işlerin bozulmasın. Yaşamaya yüzüm yok zaten de, bu memlekette hiç yaşayasım gelmiyor arkadaş. Nerede toplama, süprüntü, elek altı insan varsa, bu coğrafya ya toplanmış. Mikrop yuvası resmen.   Hoş hali hazırda çalışmayı seven bir insan değilim ama böyle emeğim gasp edilince de, g

İhtiyaç Yaratmak

alışveriş çılgınlığı ihtiyaç yaratmak

Zaman kavramı yada sistem artık siz ona ne diyorsaniz. Hani insanları gittikçe robotlaştıran, birey olmaktan çıkartıp nesne olmaya sürükleyen olgu. Tamam tamam konuya geliyorum.

Son zamanlarda dikkatimi çeken tüketim çılgınlığı. İnsanların ihtiyaçları dışında harcama yapması veya yapması gerektiğini düşünmesi. Özenti, yarış, ego derken insanlar neyin gerekli neyin gereksiz olduğunu anlayamaz olması. Tabi bunları körükleyen reklamlar bilinç altımızı ele geçirmiş durumda. Var olandan bir daha almak, hiç işimize yaramayacakken ucuz diye almak, işimizi görürken bize yeterken sırf onda daha iyisi var diye onunkinden almak, falanca marka şunu çıkarmış mutlaka almak lazım derken, insanlar okadar çok almaya başlıyor ki bir süre sonra bunları ne akla hizmet almışım demeye basliyor.

 ihtiyaç çılgınlığı yaratmak
 Özellikle de gözleri zor gören tuş kilidini açamayan amcalarda malum marka akıllı telefonları görünce uzuluyorum. Hem hakkını veremediği teknolojiye, hem amcanın haline. Adam bi havayla çıkarıyor cebinden ego tavan tabi sonra gelip su numarayı suna bi kayıt etsene diyor. Ah be amca alsanya ihtiyacın kadar kullanabileceğini bi telefon. Ne oldu şimdi çokmu prestij sahibi oldun.

Bir başka gözüme çarpan konu sürekli büyüyen ekran boyutları ve geleceğe yapılan ölü yatırım. Vatandaş hevesliyor herhalde yada ekran boyu yükseldikçe itibar da yükseliyor. 4 metrekare odaya 140 ekran televizyon hemde 3d'li. E hayırlı olsun da yazık değilmi o gözlere, sırf benimki en büyük diye kör olacak be kardeşim beynin akacak. Ha bu arada 3d ne hacı abi diye soruyorum. "böyle adamlar televizyondan çıkıyo gibi oluyormuş, hem full hd bu daha kaliteli oluyo" hangi kanalları izliyon "flash tv" hafta da kaç blueray film izliyosun "o ne " e abi hani senin tv 3d'liydi.

İnsanlar aslında hiç kullanmadıkları ve belki de kullanmayacaklari bir çok özelliğe dünya para bayılıyor iyi ettim sanıyor ama soyuldugunun farkına varmıyor. Örnekler ve başa gelen tecrübeler çoğaltılabilir ama ne bu yazı biter nede insanın ömrü yeter. Sadece biraz olsun durup düşünmemiz gerekiyor.

Sosyal mesaj : İnsanlar ihtiyaçlarını bilmezse, ihtiyaç yaratan insanların tutsağı olur.

Yorumlar

Popüler

İşe Girişlerde Sağlık Raporu Karmaşası

Yeniden Çalışmaya Başlıyorum

Agar.io Yeni Efsane Oyun Yolda