Yayınlar

Hayatımdaki Olumlu Gelişmeler

Resim
Yeni bilgisayarla, ilk yazım bu. Son bir haftadır, bilgisayarı inceliyor, kurcalıyorum. Bu zamana kadar, bilgisayar kullandığımı zannediyormuşum ama büyük bir yanılgının içindeymişim. Açılış kapanışı, kullnım hızı, ekran kalitesi, içindeki parçaların performansı, her anlamda bambaşka bi deneyim. İlk alırken, bi yanım bu kadar para verilir mi diyordu ama hakkını veriyor. Son bir haftadır, sürekli oyun download ediyorum. Oyunlara baktıkça, hayret ediyorum. Ben ne kadar uzak kalmış, ne kadar yabancılaşmışım. Neler çıkmış piyasaya.Ne grafikler varmış bu oyunlarda. Kendimi, mağaradan çıkmış gibi hissediyorum. Halbuki benim tek hobim buydu, ben nasıl yabancı kaldım bu zamana kadar. Şimdilerde elimden düşürmüyorum bilgisayarı. Gerçekten keyif aldığım tek hobim bilgisayar. Şeytan dürtüyor bi yandan da. Bi youtube kanalı aç, oyun yayınları yap, hem vakit geçer, hemde bilgisayarın parası çıkar ufak tefek diye ama uyarmıyım, uymazmıyım şeytana bilmiyorum. Yinede belirli aralıklarla teknolojik a…

Kedi'nin Son Bir Haftası

Resim
Neredeyse bir haftadır hiç yazı giremedim bloğuma. Günlük yazıp gereksiz konularla bloğu çöplüğe çevirmek istemiyorum. Sırf yazmak için yazmak istemiyorum. Bloğu çöplüğe çevirmektense, önemli konuları aktarıp, geriye döndüğümde benim için güzel bir arşiv olsun istiyorum. Bunun için mutlaka haftada bir veya iki yazı yazacağım. Konuların ve gündemimin yoğunluğuna göre, belki günlük de yazabilirim. Haftada iki veya üç yazı ideal şuan ki rutin yaşantım için. Sürekli evde olduğum için, hayatımda çok bir şey olmuyor. Günler birbirinin aynısı.

İhtiyaçlar ve Lüksler

Resim
Yine kendi hayatımı düzeltme yolunda düşünüyorum. Bilgisayara heveslememle, kendimi ikna çabalarım başladı. İçimde muazzam bir savaş var. Tamamen, ikiye bölünmüş durumdayım. Bir tarafım, almam için sebepler, bahaneler üretiyor, diğer tarafım almamam için geçerli sebepler, deliller sunuyor. Yine kendi kendimle vakit geçirdiğim bi dönemdeyim yani. Ben bu iç çatışmamın arasında, hayatımla alakalı bi yeri yakaladım. Şimdilerde o konuyu düşünüyorum, iç çatışmam devam ederken.
İhtiyaçlar ve lüksler arasında gidip gelen hayatımızda, benim ve diğer insanların tercihleri çekti dikkatimi. Dünya'da her ne olursa olsun, insanlar bi şekilde hayatına devam ediyor. Özellikle ülkemizde, insanlar ne kadar maddi zorluk çekerse çeksinler, hiç bir şeyden eksik kalmıyorlar. Gerekirse borçlanıyor, krediler çekiyorlar ama yine lüks veya ihtiyaç demeden alacakları her şeyi alıyorlar.

El İçin Yaşayanlar (Sosyal Medya Yalancıları)

Resim
Çevreme, özellikle sosyal medya ya bakıyorum da. İnsan hayatlarını, yaşamlarını ne güzel pazarlıyorlar. Herkes bu hayatı, fevkaladenin fevkinde yaşıyor sanki. Ben bi dönem, gerçekten yaşadıklarını, yaptıklarını paylaştıklarını düşünüyordum. Sadece sosyal medyada da değil, normalde konuşup görüştüğünde de aynısını yapıyorlar. Dışarıya karşı, hep bi her şey yolunda, hiçbir sorunum yok edaları. 
Bi ben varım herhalde, başıma gelenleri olduğu gibi yaşayıp, her şeyi olduğu gibi yansıtan, dışa dönük yaşayan. Sıkılırsam, sıkıldım diyen bi insanım ben. Millet çatlasa da, sanki o gün çok verimli, eğlenceli geçmiş gibi lanse edebiliyor. Bende sanıyorum, koca dünya da, çatlayan bi ben varım. Yapacak bişey bulamayan, sürekli sıkılan bir benim galiba diyordum. Çünkü bakıyorum millet öyle mutlu, öyle keyifli ki, yaradan sıkılacak kul kategorisinde, bi beni yaratmış sanıyordum.

Hayatımı Kökünden Değiştirme Kararı

Resim
Uzun zamandır aklımda, buralardan gitmek, yaşadığım yeri değiştirmek var. Öyle bunaldım, sıkıldım gibi bi şey değil bu. Ciddi ciddi üzerinde düşünüp, hayal kurduğum bir hedef. Belkide ileriye dönük, en büyük hedefim diyebilirim. Uzun zamandır yaşadığım hayatı sorguluyorum. Yaşantımdaki, eksiklikleri gözlemliyorum. Bilinç altımda, derinlerde bi yerde, sürekli kendimi, diğer insanların, başka ülkelerin yaşantısıyla kıyasladığımı fark ettim. Aklımda, Avrupa'ya yerleşmek var. Hatta, güzel bir İskandinav ülkesinde yaşamak var. Dünyanın başka bir ucunda, yeni bir hayat, yeni bir başlangıç fikri. Oldukça zor ve cesaret isteyen bir karar. Tüm cesaretimi toplayıp bu kararı aldım.

Hayırlı Bir İşimiz Olabilir

Resim
Geçenlerde kız kardeşim evlenmek istediğini söyledi bana. Aramızda beş yaş fark var ama benim gözümde hala 5 yaşında kendisi. Okulu bitmedi henüz. Bir yıl sonra nişanlanıp, son sınıfta da evlenmek istediğini söyledi. Okulunun bitmesine iki yıl var. Konuyu ilk bana açması, beni sevindirdi. Aynı zamanda da çok hüzünlendim. Ben onu daha, küçücük bir kız çocuğu olarak gördüğüm için, hiç düşünmedim onun evlenmesini, yuva kurmasını. Bana ne kadar uzak geliyordu. Sanki hep bekar kalacakmış gibi geliyordu. Oysa yuvadan uçmayı, hayal ediyor.

Yazan İnsan Psikolojisi

Resim
Bugün takip ettiğim bloğları dolaşırken, evrengünlüğün'de, güzel bir yazıya denk geldim. Günlük tutma ve blog yazmayla alakalı bir yazıydı. Salâh BİRSEL'in tuttuğu günlüklerden bahsediyordu. Yazarın, yazdığı dönemde, benimle aynı duyguları yaşamış olduğunu farkettim. Yazdığı yazıların önemsiz, değersiz olduğu hissine kapıldığını ve bunları kim neden okusun ki dediğini gördüm. Herhalde, sadece bana da olmuyor, yazan hemen herkese oluyor bu duygu. Yazının devamında, yazarın yanıldığını gösteren en önemli etken, hâlâ birilerinin okumaya devam ettiği. 
Aslına bakacak olursak, benim yazdığım gündelik yazıları veya düşünceleri kim ne yapsın diyorum zaman zaman. Hatta sırf bu his yüzünden, uzun bir dönem yazmayı bırakmışlığımda var. Tekrar dönmemin sebebi de kimse okumasada, bu yazıların bana, ilerde rehber olacağı düşüncesi. Tecrübeleri aktarmak bir bakıma yada kafamın içinde dolaşıp duran düşünceleri, buraya bağlayıp kurtulmak. Belki benim yazılarım, Salâh BİRSEL'in yazıları gib…